Ülkemiz için tarihi öneme sahip bir referandumu kısa süre önce geride bırakıp, halkımızın çoğunluğunun desteğiyle yeni Cumhurbaşkanlığı Hükümet modeline geçmiş bulunuyoruz. Yeni yönetim sisteminin ülkemiz için hayırlı olmasını temenni ediyoruz.

Şunu başta açıkça belirtmek gerek ki, 2013 yılından beri siyasi çalkantılar sebebiyle ekonomi konuşamaz olduk. Gezi olayları ile başlayıp 15 Temmuz alçak FETÖ darbe girişimine kadar gelen süreçte Türkiye, ekonomik büyüme adına fazlaca zaman kaybetti. Bu sürecin doğurduğu yeni yönetim sistemi ile ülkemizin daha hızlı karar alabilen bir yapı ile yapısal reformların bir an önce başlamasını ümit ediyoruz.

Referandum sonrası yaşanan rahatlama ile ekonomideki gerginliğin azaldığını gözlemliyoruz. Dolar kuru gevşemeye başladı, borsa yükseliyor, ülke riski olarak CDS verileri Gezi olaylarının öncesindeki noktaya gerilemiş durumda. İlk dört aylık ülke ihracatımızda %7 lik bir artış meydana geldi. KGF destekli krediler ile özel sektörde ve piyasada bir rahatlamanın olduğunu gözlemliyoruz. Bunlar, ekonomideki tedirginliği azaltan veriler olarak kayda geçiyor.

Ancak piyasalarda yaşanan bu olumlu havayı vakit kaybetmeden kalıcı hale getirmenin yollarını aramalıyız. Ülkemiz için, halk tarafından kabul edilen referandumdan sonra acilen yapısal reformları başlatma gereksinimi vardır. Üretimin ve ihracatın önünü açacak adımlarla Türkiye, önümüzdeki dönemde üretim gücünü ortaya koymalıdır. Üretim aktörleri ile yapılacak geniş istişareler ile bu sorunlar öncelik sırasına konularak, kararlılıkla çözümler üretilmelidir.

Her ay yükselen işsizlik rakamlarının çözümü, işletmeleri atıl istihdamlarla verimsiz hale getirmek olmamalıdır. İşsizliği düşürmenin yolunu günlük çözümlerde değil, kalıcı hale getirebilecek yeni yatırımlarda aramak gereklidir. Uzun zamandır özellikle bölgemizde yavaşlayan yeni yatırımları özendirici hale getirmek, Türkiye’nin öncelikli yapısal sorunları olan işsizliğin ve cari açığın düşmesinde en önemli çözüm yoludur. İş gücümüzün niteliği de üretim gücümüzü negatif etkileyen bir diğer faktördür. Teknik personel sıkıntısı hemen hemen her sektörde artarak devam etmektedir. Sanayinin gelişmesini olumsuz olarak etkileyen bu sorunun çözülebilmesi için eğitim sisteminde gerekli düzenlemelerin yapılması gereklidir.

Geçen sene dernek olarak vizyon projesi; Turizm Yolunda Babadağ, çeşitli çalışmalarla amacına doğru ilerlemektedir. Yakın zamanda Havlu Bornoz Festivali vesilesi ile düzenlediğimiz panayır, gerek Babadağ sakinleri gerekse ilçemizi tanımak için o gün orada bulunanlar tarafından memnuniyetle ve ilgiyle karşılandı. Babadağ tarihinde belki de uzun bir zaman sonra ilk defa bu kadar kalabalık bir çarşı meydanı gördük ve açıkçası bu da bizi Babadağ Turizmi hedefimizde cesaretlendirdi. Önümüzdeki günlerde iki gün sürecek olan daha etkili bir panayır organizasyonunu ajandamıza not aldık. Babadağ’ın yerel tatlarının ve değerlerinin sergileneceği bu panayırlarla Denizli turizmine önümüzdeki dönemde katkı sağlamayı amaçlıyoruz.

Yine bu proje kapsamında Babadağ Belediyesi ve Pamukkale Üniversitesi Mimarlık Fakültesi ile yaptığımız ortak çalışmayla kent içindeki yol cephelerinin renovasyon ve renklendirme çalışmalarına başladık. Projeye sponsor olan Alligatör firmasının da katkılarıyla sokak renklendirmeleri kısa süre sonra başlayacak. Daha sonrasında da yine sponsor desteğiyle kent içindeki binalarda da renovasyon çalışması yapmayı ve turizm hedefimizde fiziksel yapıları meydana getirmeyi planlıyoruz. Önümüzdeki günlerde Babadağ’ın tanıtımında katkı sağlayacağını ümit ediyoruz.

Yaptığımız faaliyetler, röportajlar ve nostalji fotoğraflarıyla derlediğimiz dergimizi okuyarak keyif almanızı temenni ediyor, yönetim kurulum adına selam ve saygılarımı sunuyorum.

Selim KASAPOĞLU

BASİAD Yön. Krl. Bşk.